160x600
160x600

Hz. Meryem Kıssası

  • 68

I. İMRAN AİLESİ

"Şüphesiz Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip alemlere üstün kıldı. Allah her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Âl-i İmran 3/33-34)

Hz. Meryem'in babası İmran bin Mâsân olup Hz. Süleyman (a.s)'ın soyundandır. İmran b. Masan çevresinde saygı uyandıran, kendisini ilme ve ibadete vermiş bir âlimdir. Bu saygı onun ilmi ve ahlaki olgunluğunun yanı sıra biraz da Harun Aleyhisselam'ın torunlarından olmasından kaynaklanır. Zaten ona " İmran” adının verilişi de tesadüfî olmayıp, kendisinden yaklaşık 18 asır önce yaşamış Musa ve Harun peygamberlerin babalarının adı olmasındandır.

Zekeriyya (as) ile İmran b. Mâsân, iki kız kardeşle evli olup Zekeriyya (a.s)'ın zevcesinin adı Eşya (işa) bint-i Fâkud, İmran b. Mâsân'ın zevcesinin adı da, Hanne binti Fakud idi.

Yüce Allah bu ayette ıstıfa kelimesiyle kıssaya girer. Istıfa bir şeyin en safını, en halis olan özünü tercih etmek, seçip almak demektir. Lügat anlamıyla karışık olanı seçip ayıklamak, bir madeni tasfiye edip cevherini bulmak anlamına gelir. Yüce Allah, kulları içerisinde, söz ve hareket bakımından, kimin istikameti doğru ise, hizmetine onu seçer. Peygamberler de insanların en zekilerinden, en kabiliyetlilerinden ve en güçlü şahsiyete sahip olanlarından seçilmiştir. Ayette "Allah, elçilik görevini kime vereceğini çok iyi bilir"( En'am 6/124) buyrulmaktadır.

Ayetlerde Âdem ve Nuh birer kişi olarak anılırken, İbrahim ve İmran, ailesi diye iki aile olarak ifade edilmiştir. Bu, Âdem'in de Nuh'un da tek başlarına bu ilahi seçmeye mazhar olduklarına işaret etmektedir. İbrahim ve İmran ise, hem kendi hem de aileleri ile birlikte bu nimete mazhar olmuşlardı. Ayrıca ayette İmran ailesine yapılan atıf, Hz. Zekeriyya, Yahya, Meryem ve İsa'nın kıssalarına başlangıç görevi görmektedir.

Diğer taraftan bu ayetteki dört ismin de garip bir benzerliği vardır: Bunların dördü de evlatla sınanmışlardır. İlk ikisi öz evlatları olan Kabil ve Kenan'ı ebediyen kaybetmenin ağır acısını çekmiş, son ikisi olan İbrahim ve İmran ise bu sınavı müspet bir biçimde; çok geç yaşta sahip oldukları biricik evlatları İsmail ve Meryem'i Allah'a bağışlayarak vermişlerdir. Bu nedenle Adem ve Nuh ( a.s.) fert olarak anılırken son ikisi olan İbrahim ve İmran aile olarak anılmışlardır.

Kurtubi ayette geçen ilk üç ismin seçilme sebeplerini tek tek açıkladıktan sonra İmran'ın seçilmesine geçer ve "Yüce Allah ona babasız olarak Hz. İsa'yı doğuran Hz. Meryem'i ihsan etmiş olmakla onu seçmiştir. Nitekim dünyada bu özellik kimseye verilmemiştir” der.

Sayfa 1 / 9 | Sonraki Sayfa

Sosyal Paylaşım :

468x600

İlginizi Çekebilecek Diğer Başlıklar

Yandex.Metrica
0,2304