160x600
160x600

ALLAH KALDIRAMAYACAĞI TAŞI YARATABİLİR Mİ? SORUSUNUN CEVABI

  • 85
Gün geçmiyor ki kelime-mantık oyunu saçma sorularla İnsanlarımızın kafasındaki İslam fikri yıkılmaya çalışılmasın; mesela soruyorlar: Allah her şeye kadir mi? (Yani her şeye gücü yeter mi?) cevap alıyorlar; Evet. Tekrar soruyorlar. Allah her şeye kadirse kaldıramayacağı taşı yaratabilir mi? diye. Bu soruyu sorarken: 1) Karşı tarafın "şey” kavramının manasını bilmediğini düşünüyorlar. 2) Veya kendileri bu kavramın manasını bilmiyorlar 3) İlk sebep olan Allah’ın kendisinin yaratılmamış olduğunu, diğer varlıkların ise Allah tarafından yaratılmış olduğunu ve de; var olan ve var olması muhtemel tüm şartlarının Allah tarafından yaratıldığını ve yaratılacağını göz ardı ediyorlar. Bilindiği gibi taşın kalkıp, kalkmaması; taş ve üzerine konulacağı cismin manyetik alan-çekim kuvveti ile alakalı bir durumudur. Maddede çekme kuvveti olduğu gibi itme kuvveti de vardır. Maddede tüm bu kuvvetleri dilediği ölçüde yaratan Allah’tır. Katrilyonlarca kainat büyüklüğünde bir gök cismi ve bu gök cisminin üzerinde trilyonlarca kainat büyüklüğünde bir taş düşünelim: Her ikisini de yaratan Allah. Ve taş yüksek çekim gücünün etkisiyle yerinden kalkmıyor. Sebebi: Allah’ın onlarda yaratmış olduğu yüksek çekim gücüdür. Yani Allah o gök cimine o kadar çekim görevini verdiği için bu böyle oluyor. Çekim gücü veya taşın kakıp kalkmaması zerre miktarı mı arttı? Arttıran Allah’tır. Zerre miktarı mı azaldı? Azaltan Allah’tır. Dolayısıyla taş yerinden kakmadı diyelim; Niçin kalkmadı? Cevap: Allah kakmamasını dilediği için kakmadı. Taş yerinden kaktı. Niçin kaktı: Allah kakmasını dilediği için kaktı. Hal böyle iken ne ile neyi yarıştırıyorlar? Allah’ın gücünü yine Allah’ın gücü ile mi yarıştırıyorlar? Gel ey akıl ve insaf! Yüce Allah Kur’an’da Kamer 49. Ayette biz her şeyi bir kader (ölçü) ile yarattık buyuruyor. Ölçüyü yaratan Allah, dilerse ölçüyü değiştirir de. Evrende kendisine cüz’i irade verilmeyen bu varlıkların emrin dışına çıkması imkânsızdır. Fussilat11. Ayet; "…Göklere ve yerlere isteyerek veya istemeyerek gelin dedi. Her ikisi de isteyerek ve itaat ederek geldik” dediler. Mümin 68: "… O bir şeyin olmasını dileğinde Ona sadece ol der. O’da olur.” Ateşin görevi yakmaktır. Ancak Allah, Enbiya Sûresi 69. ayette buyuruyor: "Dedik ey ateş İbrahim için serin ve selamet ol.” Bunun üzerine ateş Hz. İbrahim’i yakmamıştır. Ateş de kendisine cüz’i irade verilmeyen bir mahlûktur ve Allah’ın emri dışına çıkması zaten imkânsızdır, böyle bir lüksü yoktur ve düşünülemez. Cüz’i irade verilenler bile isra 18. Ayette geçtiği gibi belirlenen sınırların dışına çıkamazlar. Hal böyle iken Allah ile Allah’ın yarattığı mahlûkatı yarıştırmaya çalışmak da, olsa olsa tedavi gerektiren akli bir hastalık olabilir. Veya şöyle deriz: Cehalet "dünyadaki en kötü hiç”ler den biridir.
Etiketler : Kıssalar ve Araştırmalar

Sosyal Paylaşım :

468x600

İlginizi Çekebilecek Diğer Başlıklar

Yandex.Metrica
0,2098