24 Kasım Öğretmenler Günü Konuşma Metni

Sayım müdürüm ,değerli arkadaşlarım ,kıymetli veliler ve sevgili öğrenciler

Tüm öğretmen arkadaşlarımın gününü kutluyorum

Öğretmenlik… Göklerin öğrencisi yerin öğretmeninin mesleği ... yani zoru göğüslemek…

Ders anlatırken bakışlar arasında ki , o mahzun bakışı yakalamak …

Ağlayana mendil ,düşene hemşire, yeri gelince annesize anne, babasıza baba olmak yada en azından o güveni o yavruya kısa bir süreliğine hissettirmek…

Her meslek görüneni şekillendirirken, Rabbimden kopup gelmiş ruha dokunmaktır öğretmenlik… Öğretmenlik fırtınalı yavruya serinlik, sakin yavruya kasırga olmaktır Öğretmenlik çok çocuklu olmaktır…

Şanssızdır öğretmen çocukları; kardeşleri bu denli çokken…

Anne babalarını bu kadar çok çocukla paylaşmışken, paylaşırken….

Gurur duymalı öğretmen çocukları, bu kadar çok çocuğu yüreğine sığdırabilen anne babaları olduğu için… O yürekler de kimler yok ki? Zorlayan öğrenci de var, zorladığı öğrenci de…

Çalışmaktan bir haber öğrenci de var, her cümleyi gönlüne, fikrine, zikrine nakşeden öğrenci de… Gözlemcidir öğretmen; yırtık ayakkabıyı, kısalan gömleği, ezilen pantolonu takip eder …

Her derde deva olmaktır, el uzatmaktır, yaralı yarasız, gaddar latif her gönle….

Öğretmenlik meslek değil bir zanaattır, konusu insan kutsalı… öğretmenlik zor zanaattır ….

Hasta mısın? Olamazsın! Yetişecek konu var okula gitmelisin…

Otursan saatlerce ağlayacak derdin mi var? Yüzünde o hüzünle derse giremezsin, girsen de çıkamazsın…Nasılsa muzip öğrencin güldürür yüzünü…

Öğretmenlik zor zanaattır; kendi çocuğun evde ateşler içerisinde yatarken ateşli öğrencinin ateşini el yordamıyla bulmak ve öğrencine şifa aramaktır…

Yeri gelince ambulans da ona can yoldaşlığı etmek yeri gelince servisi kaçırmış öğrencine özel şoförlük yapmak, yeri gelince iğneyi ipliği alıp öğrencinin söküğünü dikmektir.

Öğretmenlik zor zanaattır; İçinde fırtınalar koparken duru ve sakin bir liman olup öğrencini o limana çekme gayretidir Ağlayan öğrencinin gözyaşını emanet bilip yere göğe konduramamaktır.

Öğretmenlik, dertsizliğini dert gibi anlatan öğrenciye psikolog olmak, derdini söylemeyen öğrencinin derdini keşfetmek için dedektif olmaktır.

Öğretmenlik öyle bir zanaattir ki; Sadece öğrencisine değil, onunla birlikte büyüyen ailesine de eğitimde yer ayırmaktır…

Öğrencisi için yeri gelince velisinden medet ummak yeri gelince öğrencisini velisinden bile korumaktır. Öğretmenlik öyle kutsal bir zanaattır ki, İnsan Ve yavrusunun gönlü sevgi ister… insan ve yavrusunun aklı da bilgi ister, onu da öğretmen verir, vermelidir.

Lakin öğretmen bilir ki birincisini göz ardı ederse ikincisi ayakta kalmaz… Öğretmenliğin en güzel yanı öğrencisinin şevkidir, öğrenme arzusudur…

Öğretmenliğin en güzel anı; “ anlat öğretmenim hem de daha fazlasını” diyen o bakışları yakalamaktır . Öğretmenliğin en güzel yönü; senin kelimelerini, cümlelerini, adımlarını almış öğrencilerinin , sana senin kelimelerinle yönelmesi, senin cümlelerinle sana yaklaşması , seni geçmesi ve bu bayrak yarışında bayrağı daha yükseklere taşımasıdır…

Öğretmenlerin en hoşuna giden cümle; nesneye ihtiyaç duymadan öznesi kendinde saklı “anladım” cümlesidir. Öğretmenliğin en güzel hali; gönlünün , aklını yönetmesine izin vermiş çalışkan ve üretken aynı zaman da saygılı ,mütevazi ,sevgi ve merhametli öğrenciler yetiştirebilmektir.

Öğretmenliğin en güzel yaklaşımı ; her öğrenciye olmasa da ,olamasa da çoğu öğrencisine bir “ hızır dokunuşuyla” dokunmaktır . Öğretmenlerin artık en zorlu görevi, fazla çevrimiçi kalan bağımlı öğrencisini fişten çekme çabasıdır…

Öğretmenlerin en büyük çilesi ; dersi defalarca anlatmasına rağmen , öğrencisinin bakışlarında “yükleniyor, lütfen bekleyiniz” uyarısını bir eğitim yılı boyunca hatta bütün eğitim kademesi süresince görüyor olmasıdır.

Öğretmenin amacı; güzellik gören göz, gördüğü güzelliği bir şiir edasında anlatabilen bir dil, muhabbetle yoğrulan bir gönül, güzel gönlünü eylemlerine yansıtmış ,yansıtabilmiş; yansıttığı içinde hep mütebessim bireylerin oluşması için ,saf ve henüz günahsız küçük yüreklere bir tohum ekmektir.

Öğretmenlik aslında okumayan öğrenciye kitap, Yazmana defter, görmeyene göz Duymayana kulak, Zalime adalet, Mazluma merhamet Düşene uzatılan el, Azgına çelme, Saygısıza saygı Sevgisize sevgi vermektir. Yani öğretmen olmak zora talip olmak, zoru başarmaktır.

Ama öğretmenlik yine de; Kimi sınıfta ismi Naz olsa da, nazlanmadan dersini dinleyen öğrenciler olduğu için, Kimi sınıfta Melek gibi tertemiz , Kimi sınıfta Yazar soyadının hakkını vermek istercesine şimdiden kendini yazarlığa adamış öğrenciler için , Kimi sınıfta bala sultan gibi zorluklarla baş etmesini bilenler adına Kimi sınıfta en sevgilinin didemi titizliğinde yaratılmış Kimi sınıfta sorulara , problemlere bir Ömer cesaretiyle yaklaşan öğrenciler için, Kimi sınıfta 4 senelik birlikteliğinizde anlattığınız her şeyi size Beste leyip geri verebilen öğrencilerle Kimi sınıfta kiminin ismi kiminin gönlü beyza olanlar var diye Kimi sınıfla hep güzelikleri kovalayıpta dersten doyamadan çıktığınız için Kimi sınıfta yetişirken yetiştiren ve geleceğin Emirleri , Emineleri ,umutları var diye Bu zanaat dünyanın en zevkli ve kutsal zanaatıdır..

Günümüz vesilesiyle bu mesleğe baş koymuş ,kendini adamış ve rahmeti Rahmana kavuşmuş tüm öğretmenlerimizi saygı ve hürmetle anıyor, ruhları şaad olsun diyorum…

Tüm dünya genç dimağları zıt kutuplara çekiştirip ayrıştırmaya çalışırken , ilmin ışığında sevgi paydasında buluşmak ,kucaklaşmak ve geleceğe mutlu ve emin adımlarla yürüme duasıyla…

Eker Test Tanıtım Reklamları